23 Mayıs 2009

Ümit'ciğimle kaç günlerdir konuşmuyorduk, bir iki muhabbet ettik ders arasında, kötü kötü haberler verdi bana, ama olumlu düşünme seanslarımız sağolsun hafif de olsa birbirimizi neşelendirdik.

Mete'yle bol bol gülmeli bir ders gününün sonunda annemin yanına sığındım, o film izliyor, ben yazıyorum. Huzur huzur huzur...

Dün, dört sene sonunda canlarımın halk dansları gecesini izledim. Duygusal anlar yaşandı. Bizimkiler mezun olacak diye plaket verildi. Mete, sakatlığı nedeniyle bilmem-kaç ay çalıştıktan sonra dans edemedi, ona da sürpriz plaket verildi. Sahnedeki herkes ağladı, bir yanımda Pınar, öteki yanımda Mete'nin annesi ve babası... Ağlamayan bir ben kaldım. Bir de hep car car car öterim, "Ben ota boka ağlarım." derim, duygusal olduğumu söylerim. Bir damla gözyaşı bile yoktu! Yavaş yavaş kütüğün tekine döndüğümü söyleyecek oldum, hemen ardından (berbat) bir anımı hatırladım.

Lisedeyken, okulun İstanbul gezisine katılmıştık arkadaşlarımla, yolda okulumuzun müdürü kalp krizi geçirip vefat etti. Herkes hemen ağlamaya başladı, ben hariç. Ben epey sonra ağladım. Sanırım bir şeye toplu üzülünüldüğünde bir kısım güçlü kalmayı becerebiliyorum. Aynı şekilde, hüzün ne zaman tavan yapıyor ben sakin kalıyorum. Anlaşılır şey değil.

Bugün, buraya çocukken yazdığım şiirlerden, öykülerden koyacaktım ama annemin karartmasına maruz kaldım. Bizim evde, salonda belli bir saatten sonra ışıklar kapatılır da. O yüzden yarına kalacak sanırım.

Bir de günlerdir Alev'l iletişim kurmaya çalışıyoruz ama başarılı olamadık bir türlü! Alev, bunu okuyorsan yarın akşam beni dokuz civarı evden ara! He he he. Bitti sanırım. Evet, bitti.

2 Comments:

Gorgi said...

Sakat demek... Valla döverim bak :D

Kaşla göz arasında (ders arasında yani, ders kaşla gözün karışımı oluyor bu durumda ama boşver) ne zaman kötü haberler aldın da bir de üstüne bu haberleri sindirdin de ben hiç fark etmedim Yanımda volkan patlasa ben çaydanlık kaynadı sanarım.

Ota boka ağlamaya diyecek bir şeyim yok da, gerçekten zor zamanlarda ağlayamamak aslında tuhaf değil çok özel bir yetenek. Etrafındaki insanlar kendilerini kaybetmişken senin kendinde olman bence oldukça faydalı.

ILGIN said...

Sen gittikten sonra, olaylar çok hızlı gelişti :)