14 Haziran 2009

Eyvah eyvah...

Saat 12 itibariyle blogger bir süre hizmet dışı kalacakmış. 10 dakika mı ne... Yine de yazım kesinlsin istemem. Kesilince olmuyor. O yüzden acele acele yazayım diyorum.

Kep işini hallettik, fakat Dokuz Eylül'den bir amca vardı ki olayları düzenleyen, işte o amca cinayet sebebiydi. Kendi cinayetinin sebebi... Sanıyorum ki adam andropoza girmişti. Aksi takdirde üniversite öğrencilerine bas bas bağırmaması gerektiğinin farkında olurdu. Ancak değildi. Bağırdı. Bağırdı. Bağırdı. Bir ara Doğa'ya bağırdı, Doğa da ona bağırdı. Adam korktu. İşte Doğa'nın en çok bu yanını seviyorum. Bağırıyor. Öyle bir bağırıyor ki ağzından öpesim geliyor.

Sonra bizimkilerle takıldık, Agora/Peximet, akşam yemeği. Doğa'yı ve Pınar'ı alarak bize döndüm. Familyamın gelmesiyle oturduk, çikolata yedik ve Baileys içtik, sohbet ettik. Gece "Twilight" izledik. Pınar'ın filmdeki vampir çocuğu iç geçirerek izlemesini seyrettik (Hayır Pınar çocuk yakışıklı değil, evet Pınar, o adam gerçek olsa muhtemelen aşık olurdum, ama yakışıklı değil, sadece muhtemelen dünya üzerindeki her dişi varlığın hayal ettiği erkek özelliklerine sahip). Uyuduk, Doğa sabah gitti. Biz 11 civarı kalktık. Ense mense... Sonra annem, ben, Pınar alışveriş çılgınlığına kaptırdık kendimizi. Çok fazla bir şey almadık. Bana bikini aldık. Çok dolaştık. Akşam eve bitik bir halde geldik. Muhabbet, şamata derken 9 civarı yemeğe oturduk. Yemekte balık vardı. Herkes yedi. Ben yiyemedim. Neden? Çünkü alejiğim. Alerjim tuttu. Dilim kaşındı, şişecek diye ödüm patladı (Bir keresinde şişmişti, ağzımı kapatamıyordum. Kötü anı!), şişmedi. Avil içtim. Avil kafamı iyi yaptı. Uykumu getirdi. Kızardım. Kıpkırmızı oldum. Annem sürekli beni kontrol etti. İğne yemeye götürmek veya götürmemek arasında kaldı. Babamla durumumu tartıştılar, üst kata yeni taşınan doktor kızı aradılar, kız kaşıntı tutarsa beni götürmelerini söylemiş. Kaşıntı tutmadı. Hafif kırmızıyım.

Böyle işte. Panik atak bir annem var. Olsun, öyle de seviyorum Bu aralar anneme olan aşkımı sıklıkla ilan edip duruyorum. Annem daraldı. He he he. İyi taktikmiş aslında. Ola ki annemden daraldım, o zaman mıncırır dururum artık.

Bugün ananemi hiç düşünmedim, düşünmemiştim. Forum'a doğru yol alıp Ege'den içeriye girene kadar. Bir anlık nefesim kesildi. Sonra, o sırada minik kahverengi defterime yazmakta olduğum düşünceleri geçirdim içimden. Rahatladım. Sonra da "We are the Champions" söylemeye başladım. Pınar "Nur Teyze senden değil bu, kesin hastanede karıştırmışlar." dedi. Olabilir. Hiç düşünmemiştim. Yalnız, sesim berbat, anneminde öyle. Muhtemelen onun kızıyım.

Başka başkaaaaa? Uykum var. Başka başkaaa? Bu kadar sanırım. Eee şimdi "We are the Champions"dan bahsettik, onu da mı koyacağım aşağıya. Sanırım. Evet. Hadi bakalım mixpod.

0 Comments: