27 Temmuz 2009

Dondurma ruhun gıdasıdır, bir de çikolata.

Öğlen yemeğini dondurmayla geçiştirmek, öte yandan, eşekliktir. Mis gibi dolma var, ben dondurma yiyorum, olacak iş değil! Neyse, nasıl olsa bir saate tekrar acıkırım. İştahım yine kabardı bu aralar; duygusal çöküntüler, karın guruldamalarına sebep olurlar.

Sabahtan beri okumalarla uğraşıyorum. Ayrıca iki şarkıya takıldım, onları dinliyorum sürekli. Biri "Sweet About Me-Gabriella Cilmi", öteki "Mama Do-Pixie Lott". Bugün, bulursam eğer, ikisini de koyacağım. Torn'u da ekleyeceğim. Dün söylemiştim.

Aaa dün demişken, dünkü film çok güzeldi. Tavsiye ederim. Simon Pegg denen adamın oynadığı bir filme daha vurulmuştum zaten. İzlememiş olsam da "Shaun of the Dead"in de harika bir zombi filmi olduğunu duymuştum. O film de Pegg'inmiş. Takip edilesi ve yetenekli bir herif.

Keşke adım "Pixie" olsaydı lan! Mete'ye bahsettim bu isteğimden, bana gideceğini söyledi. Adım Pixie olsaydı bu blog'un adı ne olurdu acaba? İşte böyle mantıktan yoksun düşünceler. Bir yığın ıvır zıvır.

Temmuz'un 27'si olmuş bile. Bugün yarın yaz biter. Yine göz açıp kapayıncaya kadar geçti yaz. Geçen gün rastgele bulduğum bir blog'da blog yazarının yazla ilgili düşüncelerini okudum. Benim düşüncelerime benziyodu, epeyce. Şaşırtıcı mı? Hayır. Muhtemelen, büyük çoğunluğumuz aynı düşünüyoruzdur. Yaz, umutlar. Yaz biter, fark etmeyiz. Neyse artık seneye deriz. Öteki yaz, yine umutlar, yine yaz biter. Döngü, hep bir döngü.

Hafiften yolumu çiziyor gibiyim. Planlardan bahsedesim yok, burada. Zaten öyle heyecan verici şeyler değil bunlar. İllaki öğreneyim derseniz, özele gelin.

Şimdi doğru mixpod'a! O şarkılar bitmeden sofradan kalkmak yok!

2 Comments:

Adsız said...

Merhaba Ilgın'cım, "hafiften yolumu çiziyor gibiyim" demişsin. Daha dur yeni mezun olmadın mı sen ya? Açıkçası her mezunun yaptığı gibi şu ünlü "mezuniyet sonrası depresyonu"nun da tadını çıkar derim ben bir buçuk yıllık bi' mezun olarak!.. :) Kötülüğünü istediğimden değil tabii ki ancak hayat insanı o yönde oyalıyor ister istemez. Gerçi benim sendromumda işsizlik gibi -ki inan bana hiç bi' değeri yok!- faktörlerden ziyade babamın vefatı gibi (üç ay önce) daha hayatla ve dolayısıyla ölümle ilintili ciddi mevzular oldu beni yaşamın genel akışından alıkoyan... Böyle bir şeye tanık olduktan sonra zaten çok komik ve acınası geliyor sana çevrendeki diğer tüm küçük insanların sözde dertleri, tasaları, kaygıları!.. Özetle -klişe bi' söylem ama aynen şöyle oluyor- derin bi' kat daha kalınlaşıyor, sorumluluk hissi ve onun getirdiği zoraki güç artıyor -sen hissetmiyorsun belki kendiliğinden ama çaktırmadan evin reisliğini üstlenmeye ve paylaşmaya başlıyorsun annenle yavaş yavaş, bi' annem, bi' ben, ablam evli, o da uzaktan destek oluyor bize- ve eskiden salakça bulduğun, hor gördüğün çocukluk yıllarının kendisini olmasa bile anısını geri kazanıyorsun eski şarkıların, filmlerin, fotoğrafların..vb yoluyla. Dolayısıyla yıkıcı olmaktan ziyade tam tersine kendini baştan tanımladığın, yarattığın bi' süreç oluyor bu. Biliyorum çok uzun tuttum ama garip bi' gece olmakta bu, lakin iki saat kadar önce bir tanıdığımızın vefat haberini aldık bir de... Yaa biz çocukken bu kadar ölüm haberi yok muydu, kulağımıza mı çalınmıyordu, yoksa içimdeki miniğe mi öyle geliyor? (bkz. The Cranberries - Just My Imagination) Anlayacağın oluyor bunlar, olacak, önüne geçilemiyor ne yazık ki ama bizler olacağız umarım -yani, olmalıyız!- her defasında kalkıp yerden, daha bi' sıkı sallayan yaşama! (Sallamak?.. Bi' küfür ya da bi' yumruk, sen salla da...) Yoksa niye yirmili yaşlarımızdayız ki, niye yakışıklı ve güzeliz ki yaşamın bize tattırdıklarının öcünü faiziyle geri almayacaksak?!.. :) İşte böyle, Ilgın'cım... Yazmak, dertleşmek, umut aşılamak istedim sadece, ihtiyacın olsa da olmasa da. Umarım ilham verici olmuşumdur. Bu arada, ay amma diyeceğim varmış ya, ben de mi bi' blog falan açsam acaba?.. :) Neyse, öpüyorum Ilgın'cım kendine iyi bak, iyi geceler... Bi' de unutmadan, dinlediğin ve dinlettiğin şarkıya tezat there's a lot of sweet about you, tamam mı?! Hadi!.. :)

ILGIN said...

Merhaba,
Hani olurda biri yorum yapmıştır dedim, yatmadan bir baktım.
Gerçekten de çok güzel şeyler yazmışsın, her kim isen, teşekkür ederim :)