26 Temmuz 2009


Gün içinde aklımdan envaiçeşit düşünce geçiyor, bunları bloga yazayım diyorum kendi kendime. Diyorum da harekete geçmiyorum. O an kalkıp, bilgisayarın başına oturup yazmam gerekiyor, yapmıyorum. Hep erteliyorum.


Peki, ne demiş atalarımız; "Bugünün işini yarına bırakma." Bilgisayarın başına oturduğumda ya unutmuş oluyorum yazmak istediklerimi ya da evden birinin tacizine uğruyorum, yine yazmıyorum.


Sonra ne yapıyorum? Günümü anlatıyorum.


Bugün,


birşey yapmadım.


Bir ara Esra'yla konuştum. Kız delirmek üzere, acil işe ihtiyacı var. İş bulsa da, buraya gelse de eve çıksak.


Ve de Jack Bauer ölsün artık. Hiç hazzetmedim 24 dizisinden!


Günün şarkısı, benim klasiklerimden, Torn-Natalie Imbruglia. Başka şarkılardan da bahsettikten sonra eklerim şarkı listemize, şu anda üşeniyorum.


"Im all out of faith, this is how I feel

I'm cold and I am shamed lying naked on the floor

Illusion never changed into something real

Im wide awake and I can see the perfect sky is torn

I'm all out of faith, this is how I feel

I'm cold and I'm ashamed bound and broken on the floor

You're a little late, I'm already torn"


İzlenecek film seçmek günümüzün en yaygın problemlerinden biri. "How to Lose Friends & Aleniate People" izlemeye karar verdik. Bakalım.


Ruhum kararmış. Tüh.
Aaaa, bugün pilates yaptım lan! Gülün bakalım, gülün! Son gülen iyi güler! Karın kaslarımı görünce öyle gülemeyeceksiniz ama. Umarım. Devam ederim. Umarım. Aslında annem mutlu olsun diye yaptım. Eğlenceliymiş. Umarım.

0 Comments: