17 Eylül 2009

"I had always heard your entire life flashes in front of your eyes the second before you die. First of all, that one second isn't a second at all, it stretches on forever, like an ocean of time... For me, it was lying on my back at Boy Scout camp, watching falling stars... And yellow leaves, from the maple trees, that lined my street... Or my grandmother's hands, and the way her skin seemed like paper... And the first time I saw my cousin Tony's brand new Firebird... And Janie... And Janie... And... Carolyn. I guess I could be pretty pissed off about what happened to me... But it's hard to stay mad, when there's so much beauty in the world. Sometimes I feel like I'm seeing it all at once, and it's too much, my heart fills up like a balloon that's about to burst... And then I remember to relax, and stop trying to hold on to it, and then it flows through me like rain and I can't feel anything but gratitude for every single moment of my stupid little life... You have no idea what I'm talking about, I'm sure. But don't worry... You will someday."

1 Comment:

Gorgi said...

Affetmek zaman ister. İnsanın kendini affetmesi ise bir huzur. Tüm hayatını bir anda taşıyamazsın, bu yüzdendir insanlar unutur. Kısa vadeli hafıza ne kutlu şeydir! Geçmişi bırakabilmek ise yaşıyor olmaya bir şans daha vermek.

Eh, bu yazı aklıma, hep karşıma çıkan şu varsayımı getiriyor: Belki de şu anda hayatımızın gözümüzün önünden aktığı film şeridindeyiz ve tüm bunlar bir saniyeden kısa bir sürede gerçekleşiyor. Bu, yılların nasıl da çabuk geçtiğini açıklayabilir aslında.

Yok yok, fakat sen aldırma bana, yaşıyoruz işte her daim :D