2 Kasım 2009

En çok da küçük erkek çocukları ve balık oltalarından korkuyorum. Küçük erkek çocuklarından korkuyorum çünkü kendilerinin bir sonraki adımlarının ne olacağını kestiremiyorum. Bir de bağırıyorlar. Çok bağırıyorlar. Bağırani, belirsiz, saldırgan yaratıklar. Zararlarını hiç görmedim ama neden bilmiyorum korkuyorum.

Balık oltalarına karşı duyduğum korku bambaşka. Ne zaman balık tutan biri görsem, o kişinin oltası bana takılacakmış sanıyorum. Sanmakla kalmayıp o sahneyi kafamda istemsizce canlandırıyorum.

Dün Kordon'da yürüyorum kendi kendime, annemin yanına gideceğim. Balık tutan ufak bir oğlancık gördüm. Tahmin edersiniz ki koşarak uzaklaştım.

En çok da neye seviniyorum biliyor musunuz? İyi geçen ameliyatlara ve sevdiğim insanların tazecik ilişkilerine... Ay bir de Rusya'dan dönen dosta seviniyorum ama bu kısmen yersiz bir sevinç!

En büyük utancım ise yolculuk günlüklerini yazmaya başlamamış olmam. Alev'in yüzüne nasıl bakacağım bilmiyorum.

Bir de açım. Çok... Açım lan!

1 Comment:

Adsız said...

evet bebişim utan kendinden yaz artık şu yolculuğunu. ama kasma kendini rahat böyle geyiğimsi yaz yani. bol foto koy falan. biz de gezmiş olalım;)
alev