7 Kasım 2009

Oha! Saat beş olmuş. Hayata bak! Zart diye gitti gün resmen. Neyse.

Sanırım, iki saat kadar önce ikinci gözetmenliğimden geldim. Üzerinde "The Art of Doing Nothing" yazan pijamalarımı giydim. Şimdiiiii, bu pijamaların üzerimdeki etkisi çok büyük. Gerçekten, ne zaman bu pijamaları giysem, birşey yapmıyorum. En azından öyle sanıyordum. Tamam, birşey yapmıyorum ama arada, sıkılıdığımda kalkıyorum, köpekle boğuşuyorum. Veya sevimsiz msn'in başına geçip bir iki kişiye sarıyorum. Bir heyecan, bir şamata oluyor yani. Tamamiyle birşey yapmamak gerçekten sanatmış meğer. Sınavlara girip gözetmenlik yapmak mesela... Bu sanatın yaygın bir örneği... Of ayrıca, nutella kaşıklayan hoca mı olur lan? Nutella kaşıklamayı bırakmam lazım. Yoksa asla tam anlamıyla hoca olamam!

Evet, gece yine bir yığın rahatız rüya gördüm. Gün içinde unutmuştum. Biri özellikle canımı sıktı. Eve geldiğimden beri ise kalbim sıkışıp duruyor. Bunun sebebini de biliyorum, ancak buralarda konuşulacak konular değil bunlar.

Ay ay ay, daralttım yine. Anlatacak neşeli hikayelerim de var aslında. Ama anlatamıyorum! Lanet olsun, komik hikaye isteyen özele gelsin :)

Ben bundan sonra kalın topuklu ayakkabılarla gezeceğim hep. Onlarla yürüyebiliyorum. İnce topuklularla ve düzlerle yürüyemiyorum. Araba durdu bugün yanımda, yavşak erkek hayvanının teki... Yol sordu, yolu tarif ettim. "Geçmiş olsun," dedi adam tarifin ardından, hemen sonra da ekledi: "Bırakayım mı?" Gülümsüyor ama bir yandan. Küfür edip devam ettim. Tek başımayken nasıl böyle saldırgan oluyorum ben? Heralde "Ulan adam birşey yaparsa olan ancak bana olur, salla gitsin." gibi bir düşünceye sahibim. Birileri varken yanımda böyle saldırgan olmuyorum, korkuyorum çünkü, ben birşey diyeceğim, yanımdaki (ki genelde erkek kişiler oluyorlar) birşey deme ihtiyacı hissedecek, sonra birşeyler olacak. Gerek yok.

Bunların üstüneee klasik Ilgın sorusu geliyor: "Bir korku filmindeyiz hep beraber. Siz kaçanlardan mı olursunuz yoksa tanımadığınız insan için bile kendini tehlikeye aran cesur kahramanlardan mı?"

Ben heralde kendimi feda ederim her türlü diyorum. Belli de olmaz, malum "%+? korkusu" dediğimiz bir kavram mevcut.

Son olarak (daha önce birileriyle paylaştığımı hatırlıyorum bu şiiri, parlak bir zeka, büyülenmiştim açıkçası):


3 Comments:

Meltem said...

Eğer bir korku filminde olsaydım kendimi tanımadığım birisi için tehlikeye atardım. Ben hep kendimle ilgili korkardım ama söz konusu başkası olduğunda soğuk kanlılığımı koruyabiliyorum. İlginç ama öyle!

Adsız said...

ben anlamadım lan şiiri..

ILGIN said...

araçtır koçum, armut piş ağzıma düş! Var mı öyle?