5 Kasım 2009

Şiddete eğilimim yoktur, asla olmamıştır (Mete hariç!) Olsun da istemiyorum. Ancak sokakta yürürken, metro beklerken, otobüsteyken karşılaştığım erkek hayvanları ve bu erkek hayvanlarının davranışları beni vahşi isteklere sürüklüyor. Sinirlendiriyorlar.

Of ben çok pislik bir kızım, yine kendime hakim olamadım ve çiğ köfte dürüm aldım, eve koştum, oturup "How I Met Your Mother" eşliğinde ikisini de götürdüm. Bu iş nereye varacak bir fikrim yok.

Bunları yazarken Jason Mraz'den The Remedy çalıyor, nakarat şöyle: "I won't worry my life away. I won't worry my life away." Ulen Jason, ne güzel demişsin demesine ama bu karmaşa, bu koşturma içinde nasıl yapacağız onu? Bir de onun aklını ver. He mi gülüm?

Sevgili okulum gözetmenlik üstüne gözetmenlik vermekte. E ben de kendimi sürekli sıkıcı bir takım maceralara sürüklüyorum. Bir de çabuk yoruluyorum. Doğal olarak vaktim kalmıyor. En iyisi spora başlayıp bünyemi güçlendireyim. Ya da eskisi gibi üç dört saatlik uykuyla yaşayabildiğim bünyeme geri döneyim. Dün resmen 11'de yattım uyudum. Sabah 6'da kalkacaktım ama!

Başka başka?

Yok başka.

2 Comments:

Meltem said...

Bak benim cici SAKİN'im demiş ki yeni parçaları "ilk yara" da :

"Yine telaş! Hep başa bela!
Bir karmaşa, hep yara bere!
Sonrası uzak! Değil oysa! "

Gorgi said...

Şiddetin ne hoş =) Bu arada o How I Met Your Mother'a mı sardın? Ya da sanırım zaten ara ara izliyordun.

Ayrıca, not olarak olmasa da belki yine de gülümsemenle bir fark yaratmış olacağından adım gibi eminim ve benim adım kısa ve hatırlanması kolay bir isimdir.