23 Ocak 2010

Günaydın!

Hoşçakal finaller, hoşçakal gözetmenlikler! Merhaba üç haftalık tatil!.. Son kısım biraz kendini kandırma oldu. Üç hafta boyunca işe gideceğiz tabii. Yine de bir mutluluk, bir rahatlık söz konusu. Her zaman olduğu gibi kafamdan "şunu yapayım, bunu yapayım, şunu da yapayım, buna da koşayım" gibisinden planlar geçmekte. Ancak biliyoruz ki, bu sınavsız üç hafta benim için sadece bir gezme, eğlenme ve Leipzig sunumunu hazırlama dönemi olacak. İbo da 5 hafta boyunca buradaymış zaten. Deliler gibisinden eğleniriz ki biz. Evet, mutluyum. Şu anda yatağımın içinde bunları yazıyor olmaktan bile mutluluk duyuyorum. Gerçi odam mantık çerçevesinin ötesinde dağınık durmaya devam ediyor. Halbuki kendi kendine toplanıverse hepimiz mutlu olacağız.

Gelelim dün Ekin ve Başak'la eve dönerken arabada karaladığım daraltıcı satırlara. Evet, onları yazmaktan vazgeçtim. Kendini son derece iyi hissederken neden olumsuz şeyler yazasın? Değil mi? Sadece dün canımı sıkan bir takım şeyler oldu demek yeterli olacaktır sanıyorum. Merak eden özele gelsin :)

Bu aralar bu köpek bana çok düşkün, sürekli kendini sevdirmek istiyor. Neden acaba? Açıklaması olan? Yaşlandı, ölecek gibi yorumlar yapan olursa burunlarını kırarım o kişilerin. Zaten ödüm patlıyor o konuyla ilgili olarak!

Son olaraki Bu bokeh denemeleri benden Mete'ye gelsin:


1 Comment:

Gorgi said...

Hayvanın sevilesi gelmiş, ne kurcalıyon sen de. Sev gitsin =)