17 Ocak 2010


Sanıyorum-bu-defa-çatlıyorum.

Çok yedim çok! Akşam yemeğinin hemen ardından iki büyük boy ekler pasta yemek kesinlikle sağlığa zararlıdır. İki büklüm olmuş kıvranırken blog yazmak da epey zordur. Bu iştah ne olacak peki? O ilk zamanlarki kadar abartılı değil iştahım. Yine de idare ediyoruz işte. Öööh, acilen yemek konusunu değiştirmeliyim çünkü yediklerimi düşündükçe midesel olarak pek iyi hissetmiyorum.

En son cuma yazmıştım değil mi? İyi hissetmediğimi söyleyip geçmiştim sanırım. Evet, o gün bir yığın şapşallığın ardından bir saat kadar Cem ve Çağatayla dışarı çıktım. Sonra eve geldim, 3'e kadar oturup Christian'ı bitirdim. Oleyyyy oleyyyyy oleyyyyyyyy! Resmi olarak bütün teslim edilesi ödevlerimi bitirmiş bulunmaktayım. Tabii aklımda eklenecek bir takım noktalar bulunmakta ama onlar dikkatimi toplarsam (dikkatimi toplamam önemli bir husus) eğer yarım saat içinde bitecek şeyler.

Sonra ne yaptım. Cumartesi akşamı dediğim gibi doğum günü muhabbetleri... Dans etmeyi özlemişim ve unutmuşum. Eğlendik ama ortak bir "aaaa bunu saymayız" kararı aldık (Özge'ye sevgilerle). Bugün iki gözetmenliğime girdim (pazar, evet, olsun), evime döndüm, ense film ense film... Murat Hoca'nın sınavının konularının bulunduğu kaynakları bulup kenara koymak ve Mete'yle iki çift laf etmek amacıyla bilgisayarın başına geçtim. Biraz dağıldım, şimdi toparlanıp defolup gideceğim çünkü senden hiç hoşlanmıyorum sevgili laptop!

Çok yorgunum. And thaaaaaaaaaat's fiiiiiiineeeee....

1 Comment:

Marika said...

Thanks for commenting)
You are absolutely riiight by saying that))

xoxo,
Marika