16 Şubat 2010

Az önce Saygın'a "Günlerdir yazmıyorum, Alev boğazımı kesecek." dedim ve yazmaya karar verdim.

Bu aralar takıntılı bir biçimde Jacobs Kapuçino (New Extra Foam) içiyorum. Bu sevgili kapuçino kendisini patlayan şeker sanıyor. Pıtır pıtır ediyor üstüne su eklediğinde. Hehehe. İçtiğim kapuçino bile kimlik bunalımı yaşıyorsa benim ruhsal sorunlarım olması çok doğal değil mi? Şaka ediyorum.

İbo ve Kunter'i yolcu ettik. Cem de onlarla gitti. Çağatay ve ben birlikte bunalıma girmek üzere sözleştik. İçimizdeki duygusal boşluğu doldurmak için sürekli tıkınıp 100 kilo olacağız.

Geçen hafta ve bu hafta şu ana kara paper için ne yaptım? Hiç. Hayat.

Bu hafta yeni dönem başlamış bulunmakta. Derslerim, oley, derslerim! Ha, bu arada belli olan yl notlarım epey başarılı. Ancak bir dersimin notu henüz girilmedi. Girilmeliydi. Hem de geçen hafta pazartesi.

Aaaa, sevgililer günü. Fak of! Ben şöyle neşeli, maymun bir günümde yazayım en iyisi!

Alev beni dövme!

-----
For Marika; Seriously, I barely said anything at all in this stupid post. I'm not feeling so fine and nothing's new with me. I spoke about the cappucino I obsessively have these days. It makes sounds as if it is Pop Rocks. I guess it is going through an identity crisis. And my friends who study in another city have just left. Yes, this is new. Oh and I haven't been working on my paper for the last 9 days, maybe more. And, lastly, I happily let you know that my courses started. Thank god!

7 Şubat 2010



(Çekinme, tıkla, büyük büyük izlersin.)

AMAN TANRIM! Tatlı matlı, sürekli birşeyler yapıp yaptıklarını blogunda yayınlayan kişilere dönüşüyorum! Evet, yukarıda gördüğünüz kapkeykleri dün yaptım. Ben yaptım. Çok lezzetli oldu! Üstteki fotoğrafta hayatımda bulunduğum ilk frosting girişimini görebilirsiniz. Ayrı olarak tadıldığında ağır ötesi olan bu karışım kekin üzerinde tadından yinmez bir lezzete döndü (Oha! Hakikaten o bahsettiğim kişilere dönüşüyorum.)

Cumartesi günü de Çağatay'ın doğum günüydü. Bazı bazı hediye özürlü oluyorum. Çağatay'ın doğum günü hediyesi konusunda da özrüm tuttu. Ancak insanüstü zeki olduğum için aklıma hemen pasta yapma fikri geldi. Ve inanır mısınız hem lezzet hem görüntü bakımından inanılmaz bir pasta yaptım. Peki bu benden beklenir miydi? Ben mutfakta sadece Türk kahvesi bağlamında başarılı değil miydim eskiden? Eeee bu son zamanlarda yaptığım kurabiyeler, pastalar, kekler ne oluyor? Bir de zevk alıyorum yaparken! BANA NELER OLUYOR?

Ehem, evet efendim, paper'ımızda epeycene, güzelcene ilerledikten sonra bir de ne öğrenelim, meğer bu konferansı düzenleyen üniversite bir paper zorunluluğu koymamış, ama yazarsan iyi olur sonra isterler misterler dediler. Bu kadar ilerledik, yazacağız elbet. Son kısımdayım zaten. Sonra sunum kısmı gelecek, ki bu kısım son derece eğlenceli olacağından sorun yok. Diye düşünüyorum. Bakalım.

Acıktım. Şaşırdınız mı?

-----
For Marika; Yes, I baked these cupcakes you see in the photos. And yeah, it is, I'm not sure how I should put it, let's say weird since I have never been a, I don't know how to put it either, well, "cook", I guess. But nowadayi I keep baking cakes, cookies and guess what? They turn out to be extremely delicious. However, the most crazy thing about this baking stuff is that I actually enjoy it. I enjoy it a lot. On Saturday, I made a birthday cake for a friend. Yesterdray, I made these cupcakes. I keep going on recipe websites and looking for recipes to make. What's up with me? No idea.
Paper is going very well, in fact, I only have to do the last section. But I found out that no paper was required. They only wanted a presentation. Still, they suggested I write one since someone may ask for my study. I'm, of course, going to conclude my paper. I worked on it a lot but you know, it kind of makes me dissapointed. Anyways, I'm feeling fine today.

5 Şubat 2010

Ehem, ne desem bilemiyorum. Bu aralar yaptığım şeyleri ilginç bulmadığımdan sanıyorum. Kafamda bir fotoğraf+öykü fikri var ama... Ne işe yarayacaksa.

Dün komik gündü. Aslında işi daralmış bir biçimde terk etmiştim. Sonra İbo ve Çağatay'la buluştum, sonra felaket eğlendik. Temelde hepimizin yakın görevleri olduğu çeşitli hayaller kurduk. Tabii hiç aydınlatıcı olmadı, değil mi? Yani mesela Las Vegas'ta kumarhane işletsek kim ne olurdu onu sorguladık. Ardından gelen beach club işletsek kim ne olurdu sorusuna verilen cevaplar bir öncekine çok yakındı. Bu tarz geyikler.

Dün değil de önceki gün sonunda "Canım Sevgilim İnés"i okumaya başladım. Isabel Allende'ye aşığım sanırım. Evet, olabilir.

Paper bir süredir pek gitmiyor. Yetişecek, orası kesin de boşa geçirdiğim vakitler bana hep koyar. Bilirsiniz. İzin çıktı. Gitmem kesinleşti.

----------------------------------------------------
For Marika: I have nothing much to say since I'm one boring person. I'm thinking about a photo-story thing to be uploaded on Flickr, which, I believe, will be of no use.
Yesterday, I had another mood swing then I met my friends İbo and Çağatay and, yeah, we had fun speaking of... Nothing serious really.
I've just started reading "Inés of My Soul" by Isabel Allende, my fave writer. I'm in love with her. And nowadays, I'm not very occupied with my paper. It's okay since I have time but I'm obsessed with not spending my time in vain, which is basically what I do at the moment. Oh well...

1 Şubat 2010



http://americanstudies.uni-leipzig.de/asl-gradconference2010/conference : Bu linki yollamışlar, sağolsunlar, kalp krizi geçirmek üzereyim heyecandan. Gereksiz yere telaşlandım, sanki daha önce hiç sunum yapmadım. Sakin... Sakin!


Haftasonu hiç yazmadığım için özür dilerim. Pek bir koşuşturma halinde geçti. Bir de Flickr'a kitlenmiş durumdayım. Cumartesi gece yarısı düğünden dönüp flickr kontrol etmek de neyin nesi? Sapık mısın sen?


Bu arada Sherlock Holmes'u izlediğimi söylemiş miydim? Söylemiş bulundum. Eğlenceliydi epey, ben eğlendim, sizden banane. Bir de Up in the Air izledim dün. O çok iyiydi, ben takdir ettim, sizden banane. Aman işte izleyiverin, elinize mi yapışır.

Bugün birazcık ters miyim acaba? Sanıyorum öyleyim. Görünüşümle ilgili bir takım konularda bir takım takıntılarım olmuş; mesela gri far üzerine siyah kalem. Mesela topuklu, uzun çizmelerim. Bugün ne gri farım ne çizmelerim var üzerimde. Kendimi fiziksel olarak epey kötü hissetmekteyim. Böyle şeyleri büyütüyor olduğum için de gerizekalı gibi...


Evet, yine bir bokeh yapıştırdım kayda... Bu defa tam bokeh oldu ama, kendimlen gurur bile duydum. Oley.

--------------------------------------------------------------------------------------


For Marika: You know about the paper and conference I've already mentioned. The link in the very first paragraph is about the conference and as you can see information about the participants and their abstracts are included. Among them, you can also see mine. Yeah, I've just seen mine and now I became dangerously nervous.
I also became obsessed with flickr nowadays. I go on flickr in the middle of the night to check what's new. And I recommended the movies "Sherlock Holmes" and "Up in the Air." I've just seen them and I enjoyed them both.
I don't really feel very fine today. I have serious issues about my make-up and stuff :) I'm not happy with the way I look today and I believe I am stupid enough to make my looks an issue. Yeah, I'm so grumpy. Whatever.